Bugun...



Yılmaz Özdil Hatayı Kaleme Aldı
Tarih: 10-03-2020 09:14:48 Güncelleme: 10-03-2020 09:21:48 + -


Sözcü Gazetesi yazarı Yılmaz Özdil, bugünkü köşesini Hatay'a ayıdır. Ünlü yazar kentin tarihini ve kültürünü anlattığı yazısında çok önemli detayları da paylaştı.


Yılmaz Özdil Hatayı Kaleme Aldı

Sözcü Gazetesi yazarı Yılmaz Özdil, bugünkü köşesini Hatay'a ayıdır. Ünlü yazar kentin tarihini ve kültürünü anlattığı yazısında çok önemli detayları da paylaştı.
 
İşte o yazı:
 
 
"Hoşgörü
 

Hatay'la alakalı olarak ben bile bu kelimeyi sık sık kullanıyorum ama, aslında tamamen yanlış bir nitelemedir.

 
Çünkü “hoşgörü” kelimesi, sözlük itibariyle, “tahammül, görmezden gelme, göz yumma, tepki göstermeme, sabırla katlanma” anlamına geliyor.
 
Yani, hoşgörmek için, karşı tarafın hoş görülecek bir suçunun veya kusurunun olması lazım, sizin de buna sabırla tahammül etmeniz, göz yummanız lazım.
 
 
 
Hatay'da yaşanan kesinlikle bu değil.
 
 
 
Hatay'da hiç kimse, bir başkasını “öteki” olarak görmüyor.
 
Hatay'da hiç kimse, bir başkasını “kusurlu” olarak görmüyor.
 
Hatay'da hiç kimse, bir başkasının dinini, tahammül edilmesi gereken bir din olarak görmüyor.
 
Hatay'da hiç kimse, bir başkasının mezhebini, göz yumulması gereken bir mezhep olarak görmüyor.
 
Hatay'da hiç kimse, bir başkasının etnik kökenini, sabırla katlanılması gereken bir etnik köken olarak görmüyor.
 
 
Hatay'da herkes, herkesi “insan” olarak görüyor.
 
 
Hatay'da hiç kimsenin, tahammül edilecek, göz yumulacak, sabırla katlanılacak, hoş görülecek bir kusuru yok…
 
Hatay'da herkes, herkesi olduğu gibi yaşıyor.
 
 
Dolayısıyla…
 
Hatay'ı “hoşgörü şehri” olarak nitelendirmek, doğru değil.
 
 
İlla niteleme gerekiyorsa…
 
İnançlar, etnik kökenler farklı olabilir ama, ahlak bir tane.
 
Ahlak, tek.
 
İlla sıfat gerekiyorsa…
 
Hatay, ahlaklı bir şehir.
 
 
Antakya çarşısını geziyorum.
 
Samimiyetle söyleyebilirim ki, büyük şehirlerde artık neredeyse nostalji haline gelen, o özlediğimiz esnaf ahlakı, orada yaşıyor.
 
Kimse kimsenin müşterisine göz koymuyor, kimse kimseyi kolundan çekip dükkanına sürüklemiyor, kimse kimseyi kazıklamıyor.
 
Özellikle yemek fiyatları, sanırsın İstanbul'un on yıl öncesine ait.
 
“Niye bu kadar ucuz” diye soruyorum…
 
“Yemeği lezzetli yapan fiyatı değildir, biz sizi burada paranızı almak için ağırlamıyoruz, güzel yemek yedirmek için ağırlıyoruz” diyorlar.
 
O anda kavrıyorum ki, felsefesiz yemek bile yapılmaz aslında.
 
Kimi baharatçı, kimi ipekçi, kimi gümüşçü, kimi fırıncı, kimi kasap, kim Türk, kim Ermeni, kim Musevi, kim alevi, kim sünni, belli değil.
 
Ama hepsi namuslu.
 
Ahlakları tek.
 
 
Her yerde Atatürk var.
 
İstisnasız her yerde.
 
Her dükkanda.
 
Sayısız otomobilde imzasını gördüm.
 
Farklı farklı partilerin belediyeleri var, hepsinde Atatürk var.
 
Hatay, kelimenin tam manasıyla Mustafa Kemal Atatürk'ün kalesi.
 
Her dinin, her mezhebin, her etnik kökenin ortak paydası, Atatürk.
 
 
(Belki pek çoğunuz için şaşırtıcı olacak ama, ben Hatay'da büyüdüm. İzmir Hatay'da… İzmir'de yüzbinlerce Hataylı var. Çünkü, Atatürk vizyonu, Hatay şehrimiz henüz Türkiye'ye katılmadan önce, 1937'de, İzmir'in en büyük semtlerinden birine Hatay adını verdi. Hatay'da olan bitenlere, en az Hataylılar kadar duyarlı olmamız ondan.)
 
 
Ve hayır…
 
Amacım Hatay'a dair turistik bir yazı kaleme almak değil."
 
 
Yazının tamamı  için 
 

https://www.sozcu.com.tr/2020/yazarlar/yilmaz-ozdil/hatay-2-5670289/






Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER Hatay Haberleri

YUKARI